YARIM
Bir bardak özellikle de cam bir bardak küsleri barıştırıp
yüzlerinde mutluluk dolu bir tebessüm oluşturabilir miydi? İnsanın sonsuz
evrende düşünme kapasitesinin yeteri kadar ölçüde zihinde her şey mümkündü,
hatta gezegenlerin halay çekmesi dahil. Somut olan beden sadece fiziksel olanı
yapmakla mükellefti ama zihin uçsuz bucaksız diyarlara gidebilir, kaf dağındaki
perilerle sohbet edebilir, Mars’ta bir çay içebilirdi ince belli bardağından.
Çay içmenin, yalnızca Kız Kulesi karşısında ya da vapurda simit eşliğinde
martıların yarenliğiyle olacağını zannetmek basit bir yanılgı. Zihnimiz,
hayal gücümüz, ideallerimiz, beklentilerimiz, her türlü yaşantımız,
tesadüflerimiz, rüyalarımız, değer yargılarımız, ihtiyaçlarımız gibi pek çok
şey bizleri kimsenin bilemeyeceği gizil deneyimlere doğru yol aldırabilir.
İnsan olarak eşsiz bir kombinasyonun varlığıyız. Bütün bunları düşünürken sözü
bardağın küsleri barıştırma işlevine getirmeyi unutmamalıyım. Bir şey olmuş pamuk
babaannemi gücendirmiştim, sürekli kendi haklılığımı düşünüyor, ben doğruyum
diyerek burnum havada evin içinde geziniyordum. Aylardan ağustostu, hava da
bungun bir sıcaklık vardı, nefes alıp vermek adeta eziyete dönüşüyor, nemden
yapış yapış oluyordum. Hızla buzdolabına koşup, dedemin Kıbrıs’tan askerlik yaparken
aldığı cam kristal bardağı soğuk suyla doldurdum. İşi biraz abarttığımı, suyun
biraz fazla soğuk olduğunu dişlerimin sızlamasından anladım. Yarısı su dolu
bardağı tezgahın üstüne bıraktım, kendimi püfür püfür esen kıran tepesinde
hayal ettim. Ben öyle hayallere dalıp kendi kendime sallanırken birden
irkildim. Küs olduğum pamuğum gelmiş, benden yarım kalan ve birkaç dakika
içinde ılımış olan suyu içiyordu. Gözlerim doldu, kendimi çok pişman hissettim,
utanarak babaanneme doğru baktım, suyunu bitirmiş o da bana doğru bakıyordu.
Dudaklarım titremeye başladı, ileri doğru atılıp kocaman sarıldım onun tonton
bedenine. Her şey kavurucu yaz sıcağında buhar olmuş gitmişti. Kırdığım bir
kalp, benim yarımdı, yarımımı tamamlayan büyük bir değerimdi. Gençlik deyip susmak
istiyorum. Bir cam bardak küsleri barıştırmıştı. Seneler sonra pamuğum cennete
ait olduğu yere gittikten sonra o cam bardağı hiç yanımdan ayırmadım, çalışma
masamın üstünde hep göz göze kaldık.
Yorumlar
Yorum Gönder